Dinçer Demir's Blog

A page to share all about learning , teaching ,education, training , e-learning& edTech…

Öğretmenler Yeni Döneme Girerken

Posted on | Ağustos 15, 2015 | No Comments

 

Yeni bir gün yeni bir umut doğurur hemen hemen hepimiz için. Yeni bir dönem ise, öğretmenler için , çok fazla anlama gelebilir. Hem kendimiz için umutlar yeşertiriz hem de nice öğrenci için umutlar ekeriz. Değişim durdurulamaz denmiş olabilir binlerce kez ama kimse yönetilemez dememiş. İşte o zaman değişimi yönetmek ve değişime umutlar yüklemek için 2015-2016 eğitim-öğretim yılı için ilk yazımı yazmanın keyfini yaşıyorum.

Bu dönem neler yapabilirim ve neler yapmalıyım diye düşünürken fikirlerimi paylaşmak istedim.

  • Öğrencilerinizin sorular sormasına teşvik ediniz. Soru sormak öğrenmenin temelinde yatan bir lüks değil bir ihtiyaç bir gereksinimdir. Öğrenilmemişliğin göstergesi değil, öğrenme arzusunun dışa vurumudur. Buna inanın ve bunu öğrencilerinize inandırın
  • Öğrencilerinizin hatalar yapabileceği rahatlıkta ortamlar oluşturunuz. Bu şekilde “vazgeçmeme”yi öğreneceklerdir” Hatta “haftanın en cesur hatası” gibi bir ödül bile oluşturabilirsiniz. Hatanın bir öğrenme fırsatı olduğunu keşfeden öğrenciler, başarıya hızla giderler.Samuel Smiles’ın da dediği gibi “hata yapmayan hiçbir şey keşfedemez.”
  • Önceliğinizi sonuçtan önce sürece yükleyin. Bu şekilde sınıftaki her öğrenciye ulaşabilirsiniz. Başardıklarına verdiğiniz önemi, başarmak için sarf ettikleri çabaya da veriniz. Bunun hemen olmasa bile belli bir süre sonra değişimi yarattığını göreceksiniz. Emeğine ve çabasına değer gören öğrenci, “yapabilirim” ve “başarabilirim” inancını her daim canlı tutabilir.
  • Derslerinize öğrencilerin ilgi alanlarını dahil edin. Bu hem ilgisi olanların katılımını artıracaktır hem de diğer öğrencilerin ilgi alanlarını genişletmelerine imkan sağlayacaktır.
  • Teknolojiden faydalanın ve olumsuzluklarına odaklanıp direnç göstermekten vazgeçin. Teknolojiyi etkin şekilde kullanabilirseniz bugünün ve yarının gerçeğinden uzak kalmadığınız gibi her öğrenciye de ulaşabileceğiniz uygulamalara da sınıfınızda yer vermiş olursunuz.
  • Teknoloji kullanırken seçici ve dikkatli olunuz. Çok teknoloji kullanmak demek, çok iyi öğretmek demek değildir. Hedefinizi, amaçlarınızı, öğrencilerinin durumlarını , içeriğinizi ve süreçlerinizi hesaplayıp, gerekli ve yeterli şekilde etkili teknolojisi kullanmaya dikkat etmelisiniz.
  • Öğrencilerinizin öğrenme sürecinin aktif birer paydaşı olmalarına zemin hazırlayan uygulamalar geliştirin. Fikirlerini beyan etme, geri bildirim alma verme, sebep-sonuç ilişkilendirmelerine izin verme ve sorgulama gibi etkinliklerin olduğu demokratik bir sınıf ortamı oluşturun.
  • “Nerede o eski…” diye başlayan cümleleri bilir misiniz? Nerdeyse zamanın her yerinde kullanılmış. Peki değişime yön vermiş midir? Ben emin değilim! Gelecekten şikayet etmemek için, geleceğe şekil vermek, geçmişe özle duymaktan önemlidir. Geçmişin güzelliklerini unutun demiyorum ama onu günümüz ve geleceğin gerçeklerine göre yenilemeye çalışsak fena olmaz sanki. John Dewey ne güzel demiş değil mi? ; “Bugünün çocuklarını, dünün yöntemleri ile eğitirsek, onların yarınlarından çalarız.”
  • Kavramlarla boğulmayın, uygulamalara zaman harcayın. Teknoloji ile gelişen ve değişen bir dünyanın olduğunu zaten sık sık her yerde duyuyoruz. Değişimlerin geçiş aşamalarında geçici ama süslü kavramlar etrafımızı çevrelemiş durumda. Eğitimin trendlerini takip edin elbette ama mantık süzgecinden de geçirmeyi ihmal etmemenizi önermek isterim.
  • Öğrencilerinizin ilgi alanlarını ve gelişimlerini dikkate almayı ihmal etmemeliyiz. Bu konuda oyun ve oyunlaştırma kavramlarından faydalanmak iyi bir fırsat olabilir.
  • Yüzyıl becerilerinden haberdar olmanın yanı sıra bu becerileri öğretimlerinizin birer bileşeni haline getirmeniz önemli katkılar sağlayacaktır.
  • Ödev verin ya da vermeyin gibi keskin bir ifade ile son zamanların en çok tartışılan konusu hakkında mutlak bir öneride bulunmak istemiyorum ancak altını çizmek istediğim çok NET bir nokta var. Etkili ödev konusunda muhakkak özel bir çalışma yapmak. Yaratıcılığı destekleyen, araştırmaya ve üretmeye odaklayan, farklı disiplinleri bir araya getiren, teknolojiden faydalanan, değişime götüren, ilham veren ve eleştirel düşünce becerisini destekleyen ödevlere çok ihtiyacımız var.
  • Medya okur yazarlığı konusunda bir model olabilirsiniz. Etkin ve bilinçli şekilde eğitimde sosyal medya kullanıcısı olmanın faydaları ve önemi günümüzde oldukça açık bir şekilde görülebilmektedir.
  • Ekip olma, iletişim, işbirliği ve problem çözme becerilerini geliştiren proje tabanlı çalışmalara öğrencilerinizi yönlendirmelisiniz. Şu sözü unutmamak gerekir; “Okul hayata hazırlanış değil, hayatın kendisidir.” F.Cahtelain.
  • Her yeni eğitim-öğretim yılı bir değişim yaratmak için önemli bir fırsattır. Kendinize bir SWOT analizi yaparak, bu sene nerede değişim yapacağınıza karar verin ve değişimi yaşayın ki yaşatabilesiniz.
  • Öğrenme becerinizi asla durdurmayın. ÖĞRENMEYE DEVAM EDİN. Yaşam boyu öğrenen olmanın artılarını aklınızdan hiç çıkarmayın
  • Tüm bunların yanı sıra;
  1. Parmak kaldırma süresini belirleyin ki herkese düşünme zamanı kalsın
  2. Yaratıcılıklarına imkan veren gönüllülük esasına dayalı çalışmalar belirleyin
  3. Geri bildirim verin
  4. Öğrencilerinizin birbirlerine geri bildirim verecekleri anlar yaratın
  5. Teknolojiden faydalanın
  6. Sosyal Medyadan faydalanın
  7. Öğrenme Yönetim Sistemlerine göz atmanızı öneririm
  8. Açıklayıcı olun ve olumlama yapmaktan vazgeçmeyin
  9. Tutarlı ve yapıcı olun
  10. Merak oluşturun
  11. Öğrencilerinizin fikirlerini söyleme, soru sorma ve merak etmeleri konusunda cesaretlendirin.
  12. Ölçme değerlendirmenize hassasiyet gösterin. Unutmayın bu çok hassas bir konu. Bu öğrencilerin olduğu kadar, sizin de hedefe ulaşımınızı gösterecektir.
  13. Paylaşımlarınızı ve anlatıcılarınızı zenginleştirin.
  14. Velilerinizi öğrenme sürecinin dışında tutmayın. Onları bilgilendirin ki onlar da bu sürecin sorumluluğunu alabilsinler.
  15. Öğrencilerinizi haberdar etmeyi unutmayın. Bu bizler için de önemli bir yol göstericidir.
  16. Son olarak bu bir meslek olduğu kadar da bir hobidir. İşimizin zorluğunun farkındayız ama bu bizim yola çıkarken bildiğimiz bir şey. O nedenle, bu işten keyif almaya bakınız. Keyif alırsanız keyif verirsiniz.
  

Comments

Leave a Reply





  • Registered Blogger

  • Previous Entries

  • Who- Where